Etrüsklerin Türklüğü Etrüsklerin Türklüğü Nedir? Etrüsklerin Türklüğü İle İlgili Bilgiler

Hata
Soru

Etrüsklerin Türklüğü ile ilgili bilgileri sitemizde bulabilirsiniz. Aşağıda Etrüsklerin Türklüğü ile ilgili detaylı bilgi ve anlatımlar verilmiştir.
Etrüsklerin Türklüğü ile ilgili yorum ve yazılar üyelerimiz tarafından ekleniştir. Etrüsklerin Türklüğü Nedir?, Etrüsklerin Türklüğü Ne demektir, Etrüsklerin Türklüğü Anlamı nedir? gibi soruların cevabını sitemizden bulabilirsiniz. Ayrıca diğer konular ile ilgili bilgileri Makaleler kategorimizden bulabilirsiniz.

Atatürk'ün izinden giderek, Türk Tarih Tezi'nin geliştirilmesi amacı ile okuyacağınız araştırmayı yaptım. Okumanız dileği ile.

Ön Söz

Ulu önderimiz Atatürk'ün izinden giderek, kendisinin sürdürmüş olduğu, savlarını tamamen bilimsel verilere ve kaynaklara dayandırdığı Türk Tarih Tezi'nin geliştirilmesini bir Türk genci olarak borç bildiğim için okuyacağınız araştırmayı yaptım.

Ümit ediyorum ki bu çalışmam, bu alanda nice çalışmalara vesile olur ve biz Türkler olarak uygarlığa katmış olduğumuz değerlerimiz ile bizlere barbar, uygarlık yıkıcı, kanser hücresi vb yakıştırmaları yapan şahsiyetlere en güzel cevaplarımızı vermiş oluruz .

Etrüskler

Britanyalı Mimar Tarihçisi olan James Fergusson, 1872 yılında yazmış olduğu "The Rude stone monuments in all countries; their age and uses" adlı eserinde Turanlı kavimleri "anıtmezar kuran kavim" olarak belirtir [1]. Fergusson eserinin devamında daha da ileri gider ve dolmen kurucularının damarlarında - en ufak bir kan damlası dahi olsa - Turan kanı aktığını söyler. "anıtmezar kuran kavim" ifadesini Turanlı kavimler ile eş anlamlı olarak kullanır [2]. James Fergusson, "anıtmezar kuran kavimleri" şu şekilde sınıflandırır: Çinliler, Moğollar, Tatarlar, Pelasglar, Etrüskler, Kelt kavimlerinin öncüsü olan kavim ve Mısırlılar [3]. James Fergusson eserinin, Italya coğrafyasını incelediği bölümünde, milattan öncesine dayanan anıtmezarların sadece "Saturnia" adlı bir bölgede bulunduğunu belirtir. Saturnia bölgesi, eski adı Etruria olan Toskana'nın hemen kuzeyinde yer alan bir bölgedir. Etruria coğrafyası yani Toskana, ismini Etrüskler'den almıştır [4]. James Fergusson eserinde bahsetmiş olduğumuz milattan öncesine dayanan Toskana bölgesine ait anıtmezarların, Italya'nın başka hiçbir coğrafyasında buluanamayacağını belirtir [5]. Gerçekten de baktığımızda milattan öncesine dayanan anıtmezarlar, sadece ve sadece Etrüsklerin yaşamış olduğu yerlerde ortaya çıkmıştır [6]. Bir Fransız Tarihçi olan Victor Duruy, bu mezarlık farklılığının özelliğinden yola çıkarak, Romalıların ve Etrüsklerin ölen bir insanı gömme usüllerinin birbirinden farklı olduğunu söylemiştir [7]. Ingiliz Dil Bilimci Isaac Taylor, James Fergusson gibi, Etrüsklerin anıtmezarlarının özelliğinden yola çıkarak, Etrüsklerin Turani kavimler ile akrabalık teşkil ettiğini belirtmişir [8].

Bu derece fazlaca Turani anıtmezarlarının bulunduğu Etruria dediğimiz Etrüsk coğrafyasında Etrüskler 12 şehirli bir konfederasyon kurmuşlardır. Bu şehir isimleri şu şekildedir: Veii, Tarquinii, Falerii, Caere, Volci, Volsinii, Clusium, Arretium, Cortona, Perusia, Volaterrae, Rusellae, Populonium ve Faesulae [9]. Tarquinii ya da diğer adı ile Tarquinia ismine değineceğiz.

Yunan Tarihçiler Heredot ve Dionysius'un Etrüsklerin kökeni hakkındaki anlatımlarına değineceğiz. Yunan Tarihçi Dionysius, Etrüsklerin kendi liderlerine "Rasenna" adı ile hitap ettiklerini belirtir [10]. Avusturyalı Profesör Wilhelm Brandenstein, Rasena adlı bir ailenin mevcudiyetini teyit eder [11]. Yunan Tarihçisi Heredot yazmış olduğu eserinde, Anadolu bölgesinde yaşayan Lidyalıların, Lidya kralı tarafından ikiye bölündüğünü, bölünmüş olan iki taraf arasında kura çekildiğini ve kurayı kaybeden tarafın "Umbria" (yukarıda belirttiğimiz Perusia ilinin bir yerleşimi) bölgesine, Lidya kralının oğlu "Tyrrhenus" önderliğinde göç ettiklerini yazıp, bu göç eden kavmin daha sonra kendilerini nitekim Lidyalılar olarak değil, "Tyrrhenialılar" olarak tanımladıklarını belirtir [12]. Tyrrhenus'un oğlunun ismi "Tarchon" dur. Tarchon, Etrüsklerin lideri ve kahraman kişiliği olmakla birlikte aynı zamanda kendi adından gelen Tarquinii gibi, birçok şehrin kurucusudur [13].

"Tarchon" isminin özelliğine değinecek olursak, Britanyalı Doğu Bilimci Henry Beveridge ve Britanyalı Dil Bilimci Frederik Thomas arasındaki yazışmalara değineceğiz. 1917 yılında Henry Beveridge "The Royal Asiatic Society" kurumu adına "The Mongol Title Tarkhan" başlıklı bir yazı yazar. Bu yazıda Tarkhan ünvanının Etrüskler ile ilişkili olup olmadığını sorarak, kesinlikle Tarquinlerin bir Etrüsk ailesi olduğunu yazar [14]. Aynı kurum adına yazılar yazan Frederik Thomas, 1918 yılında Henry Beveridge'e karşı çıkar ve Tarkhan isminin kesinlikle Moğol ismi olmadığını, yapılan incelemeler sonucunda hiçbir şekilde, Çin'den, Moğollar'dan alınmadığını, tamamen bir Türk ismi olduğunu yazıp, Tarquinius isminin Etrüsk kökeninin, şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesin olduğunu belirtir [15]. Henry Beveridge, Frederik Thomas'a cevap yazar ve Tarkhan isminin Moğol olduğuna dair ısrar eder1 ancak "Tarchon", "Tarquin" ve "Tarkhan" isimlerinin aynı isim olduklarını kesin bir şekilde vurgular [16].

1: Henry Beveridge, Moğol iddiası konusunda bilimsel bir kaynak göstermez ve üstelik yanılmaktadır. Frederik Thomas kendi yazısında kaynak göstermiş olduğu Vilhelm Thomsen, Orhun Yazıtlarını çözen kişidir. Tüm dünyada Türklüğü tartışılmaz olan Orhun Yazıtlarında Türk ismi "Tarqan" geçmektedir [17].

Şimdi ise Rasenna ismine değineceğiz. Bunun için Yunan Tarihçi Dionysius'un yanlış anlatımlarını2 eleyip, Profesör Wilhelm Brandenstein'nın da teyit etmiş olduğu bilimsel ve tarihsel veriler doğrultusunda doğru olan anlatımlarını kullanacağız.

2: Dionysius'un yanlış anlatımından kastettiğimiz, Etrüsklerin İtalya'nın yerli (otokton) halkı olduğunu iddia etmesidir. Bu iddianın akademisyenlerde, arkeologlarda ve gerekse gen bilimcilerinde hiçbir karşılığı olmayan bir iddiadır [18][19][20].

Eğer Yunan Tarihçileri Dionysius'un ve Heredot'un anlatılarını birleştirirsek ortaya şu sonuç ortaya çıkar: "Kendi halkının, liderlerine Rasenna diye hitap eden Lidyalılar/Tyrrhenialılar, Tyrrhenus önderliğinde Umbria bölgesine doğru göç etmişlerdir". Bir Türk efsanesi olan "Bozkurt Destanında" Türklerin "Asena/Aşina" soyundan türediği anlatılır [21]. Dionysius eserinde, birçok tarihçi tarafından Roma şehrinin bir "Tyrrhenia/Etrüsk" şehri olarak görüldüğünü belirtir [22]. Roma şehrinin ise iki tane kuruluş efsanesi vardır. Bunlardan birincisi Romulus ile Remus'un hikayesidir. Türk Bozkurt Destanında olduğu gibi, Romulus ile Remus bir dişi kurt tarafından kurtarılır, onun tarafından emzirilir ve büyütülür [23]. Roma şehrinin ikinci kuruluş hikayesi ise Aeneas adlı bir Truvalı kahramanın, Truva yıkılınca, Roma şehrine göçünü, orada yaşama hakkını alıp, Roma şehrini kurduğu anlatılır [24].3 Çok ilginçtir ki Aeneas'ın annesi Tanrıça Venüs'tür ve Venüs'ün Etrüsk mitolojisindeki adı ise Turan dır [25].

3: İtalya'nın Rönesans çağında Türkleri "Truvalı" olarak nitelendirdikleri bilinmektedir. En büyük kanıt ise bu gerçeği sindiremeyen o dönemin Hristiyan lideri Papa II.Pius ile Aeneas Silvius Piccolomini'nin birlikte yazdıkları Türkleri Truvalı göstermeme çalışması olan "Europe (c.1400-1458)" adlı eserdir. Kitabın "Origins of Turks" adlı bölümünde, istemeye istemeye, kendi dönemindeki tarihçilerin, şairlerin, hatiplerin Türkleri "Truvalı" olarak nitelendirdiklerini ve gösterdiklerini itiraf etmek zorunda kalmıştır [26]. Kitabın bu bölümü aslında, Türklerin medeniyet dışı bir toplum olduğu ve bu sebepten dolayı Truvalı olamayacağı anlatılmak üzere yazılmıştır (!).

Roma krallığı döneminde ise Etrüsk "Tarquinius" ailesinden iki Roma kralı vardır. Bunlar Tarquinius Priscus ile Tarquinius Superbus dur [27]. Tarchon'ların yani Rasenna/Asena ailesi soyundan gelen (ya da Aeneas/Asena) Tarchon/Tarquinius ailesi, isminden de anlaşılacağı gibi Roma krallık döneminde "Türk" kökenli krallardır.

Sonuç

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizzat oluşturduğu Türk Tarih Tezi bazı kesimlerince belirtildiği gibi bir hayal ürünü değil, tamamıyla bilimsel temellere, verilere ve dünyaca ünlü akademisyenlerin bulgularına dayanan bir tezdir. Tezin doğruluğunun tescili de onlara aittir.

__ROOT_NODE__ 1 ay önce 0 Cevap 37 İzlenme

Yazar:Benan Dere

Benan Dere, henüz kendi hakkında bir şeyler yazmamış.

Cevapla

Üye girişi yaparsanız aşağıdaki bilgileri girmeniz gerekmez. Üye Ol - Giriş Yap

Güvenlik Kodu Resmi


Bu Bilgiye Yorum Yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapabilirsiniz.